1982 yılında Ankara’da doğdum. TED Ankara Koleji’nden 1999 yılında mezun oldum. Aynı yıl girdiğim üniversite sınavında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım ve 2006 yılında fakülteden mezun oldum. 2007 yılında, girmiş olduğum Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda ilk tercihim olan İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları bölümünü kazanarak uzmanlık eğitimime başladım. 2012 yılında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda dopamin ve noradrenalin düzeylerinin incelenmesine ilişkin tez çalışmam
ile uzmanlık eğitimimi tamamladım.
Kaygı, endişe ya da anksiyete, hoş olmayan bir iç çatışma durumu ile karakterize edilen, sıklıkla ileri geri ilerleme gibi sinirsel davranışların eşlik ettiği bir duygudur. Bu durum, beklenen olaylar karşısında öznel olarak hoş olmayan dehşet duygularıdır
Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır.
Depresyon ya da bunalım, bir olay karşısında duyulan beklentilerin olumsuz yönde olması veya beklentilerin olumsuz yönde gittiği sanrısıdır. Bu duygu çoğu zaman; hiçbir zaman ve hiçbir şekilde gerçekleşemeyecek olan veya böyle olacağı sadece düşünülen beklentiler söz konusu olduğunda kendini belli eder.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), nörolojik tabanlı bir mental bozukluktur. Bu bozukluk tipik olarak kendini çocukluk çağında dikkatsizlik ve/veya aşırı hareketlilik (hiperaktivite), unutkanlık, tepkilerin kontrolsüzlüğü yahut ani ve dürtüsel tepkiler ve kolayca başka şeylere sapma olarak gösterir.
Ruhsal rahatsızlıklar tedavi edilmediği takdirde tıpkı fiziksel hastalıklar gibi büyür, derinleşir, kalıcılaşır. Gündelik hayatınızı zorlaştıran, hayat kalitesini düşüren her türlü rahatsızlıkta bir doktora görünmeyi ertelemeyin.